........................
ÖRGÜ, DANTEL, NAKIŞ, SAĞLIK, GÜZELLİK, YAŞAM...

ANA MENÜ

SON YAZILARIM

ARKADAŞ BANNERLERİ


BLOG SAYACI

BAŞLIK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Web Stats

SiteEkle.Com.Tr

HEPSİ BURADA

BAŞLIK

BLOGCUYA UYARLAMA

KATEGORİLERİM

  • AROMATERAPİ
  • ATKI VE BERELER
  • BAYRAMLAR
  • BEBEK ELBİSELERİ
  • BOLERO
  • DANTEL MODELLERİ
  • DANTEL YASTIK
  • DİŞ SAĞLIĞI
  • EL BAKIMI
  • EPİLASYON
  • ESTETİK
  • FORMDA KALMAK İÇİN ÖNERİLER
  • grip ve soguk alginligi
  • guzellik onerileri
  • GÜNEŞ VE KORUNMA YOLLARI
  • GÜZEL GÖRÜNMEK İÇİN
  • HAVLU KENARI MODELLERİ
  • Hikaye
  • hobi
  • IBAN hakkında
  • kalp kazanmak
  • KEY ÖDEMELERİ
  • kurdele nakisi
  • LUXURY VİLLA
  • LUXURY YATCH
  • MÜZİK VİDEOLARI
  • nakis
  • netten
  • orgu modeli
  • orgu videolari
  • oruç tutmak ve öneriler
  • piratik bilgiler
  • resimler
  • sac bakimi
  • sallar
  • SAĞLIK
  • selulit nedir
  • siir
  • solaryum hakkında
  • SİNEMA
  • taki
  • TEKNOLOJİ
  • TIĞ İŞİ DANTEL ELBİSE
  • TÜP BEBEK HAKKINDA
  • vucut dili
  • VİRÜS
  • yazilarim
  • YURTDIŞI GEZİ
  • ÇANTALAR
  • ÇOCUK BAKIMI
  • ÇOCUK ÇANTASI
  • ARKADAŞLARIM

    CBOX

    <

    FEEDJİT

    BURAYA KODLARI

    BAĞLANTILARIM

    Credits




    Kanserin Etkileri
    13/4/2009
    Kategori: SAĞLIK

    Kanserin Etkileri

    Hücre sayısındaki aşırı artışın bazı koşullarda nasıl olup da yaşamsal tehlike yarattığını anlamak kimi za­man güçtür. Habis hastalığın ciddi etkileri kanserin yayıldığı normal dokuların ve/veya bölgelerin (örn. karaciğer, kemik ya da akciğerler) normal işlevlerini engelleyecek şe­kilde giderek daha çok kanserli hüc­reyle dolması ve hasara uğraması sonucunda oluşur. Belirli bir böl­geyle . sınırlı (lokalize) kanserlerin ölümle sonuçlanması oldukça alışıl­madık bir durumdur. Kanser ölüm­lerinin büyük bölümü hastalığın ya­yılmasına ya da metastazlara bağlıdır. Ancak, bu fiziksel süreçlere ek olarak kanserler hem belli bir bölge­de hem de dolaşım sistemi aracılı­ğıyla tüm vücudu etkileyen çok çe­şitli zehirli (toksik) kimyasal madde­ler üreterek de genel durumda gi­derek artan bir bozulmaya neden olabilir. Bu kimyasal maddeler kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilere yol açabilir.

    SINIFLAMA
    Kanserler, hücrelerin normal olan­dan ne ölçüde farklılaştığına göre derecelendirilir. İyi farklılaşmış (tıp dilinde iyi diferansiye) kanserlerde (kimi zaman “grad 1″ de denir), nor­mal hücre yapısı korunur ve hücreler sık bölünmez. Hücrelerden bazıları, esas özgül görevlerini . belli ölçüler­de hâlâ yerine getirebilir. Yelpazenin öbür ucunda kötü farklılaşmış (tıp dilinde kötü diferansiye) kanserler (grad 3) yer alır; bu kanserlerde hüc­reler öylesine değişmişlerdir ki, nor­mal hücrelerden artık çok farklıdır ve görevlerini yerine getirme yetilerini tamamen yitirmişlerdir. Kötü farklı­laşmış kanserler daha hızlı çoğalma ve daha saldırgan olma eğiliminde­dir ve akıbeti daha kötüdür. Bunların arasında farklılaşması orta düzeyde olan kanserler yer alır.

    Kahserler yayıldıkları dokulara göre değil, köken aldıkları normal hücrenin türüne göre sınıflandırılır. Buna birincil sınıflandırma adı da ve­rilebilir. Her sınıftan kanser yukarıda tanımlandığı gibi derecelendirilir; kanserlerin büyüklükleri ve yayılma dereceleri de “evrelendirme” adı verilen süreç içinde değerlendirilir (bk. s. 30). Birinci] sınıflandırma dik­kate alındığında, hemen tüm kanser türleri aşağıdaki gruplardan birine yerleştirilebilir.

    Karsinomlar
    En sık görülen kanserlerdir. Deri ve pek çok iç organın çeperi dahil, vü­cut yüzeylerini örten hücrelerden köken alır. Ağız, boğaz, bronşlar (havanın akciğerlere girip çıkmasını sağlayan tüpler), özofagus (yemek borusu), mide, barsak, mesane, ute-rus (rahim) ve yumurtalıkların yanı . sıra memede, prostat bezinde ve pankreastaki kanalları örten dokular da bunlar arasındadır.

    Farklı karsinom türleri vardır ve bunlar köken aldıkları normal hücre­lerin görünümüne göre adlandırılır. “Skuamöz karsinomlar” (yassı hüc­reli karsinomlar) özellikle deri, akci­ğer, ağız, boğaz ve yemek borusun­da; “adenokarsinomlar” özellikle meme, barsak, alt yemek borusu, mide ve yumurtalıklarda; “geçiş hücreli karsinomlar” esas olarak me­sanede ve “küçük hücreli karsinom­lar” akciğerde görülür.

    Sarkomlar
    Yüzeyi örten dokulardan değil de kemik, yağ, kas ve vücudumuzun pek çok bölümünde bulunan güç lendirici bağ dokusu gibi destekleyi­ci dokulardan köken alır.

    Lenfomalar
    Vücudumuzda ve özellikle de lenf bezlerinde ve kanda bulunan “lenfo­sit” adlı hücrelerden kaynaklanır. Bu hücreler bağışıklık sistemimizin çok önemli bileşenleridir. Lenfomalar et­kilenen hücre tipine göre ‘Hodgkin hastalığı’ ve ‘Hodgkin dışı lenfoma­lar’ olarak ikiye ayrılır.

    Lösemiler
    Kemik iliğinde akyuvarları üreten hücrelerden kaynaklanır. Akyuvarlar (lökositler) vücudumuzun enfeksi­yona karşı savunmasında kritik bir rol oynar. Lösemili hastaların kanın­da anormal akyuvar sayısı büyük öl­çüde artar. Anormal hücreler genel­likle işlevlerini doğru biçimde yerine getirmediği ve . kemik iliğinde yeni normal hücre yapımı için alan bırak­madığı için soruna yol açar.

    Miyelom
    Kemik iliğinde bulunan ve antikor (enfeksiyonlarla savaşmamıza yar­dımcı olan proteinler) adı verilen plazma hücrelerinin kanseridir.

    Germ hücreli tümörler
    Yumurta ve spermlerin üretiminden sorumlu olan testis ve yumurtalıklar-daki hücrelerden köken alır. Tera-tomlar ve seminomlar bu tümör tip­leri arasındadır.

    Melanom
    Bu . deri kanseri türü, derideki pig­ment üreten hücrelerden (melanositler) köken alır.

    Gliom
    Beyin ya da omuriliğin destekleyici doku hücrelerinde gelişir.

    Prekanseröz (ön kanser) oluşumlar
    Son olarak, görünürde sağlıklı olan kişilerde rahim boynu sürüntüsü (servikal smear) ya da memenin rad­yolojik incelenmesi olan mamografi (bir sonraki bölüme bakınız) gibi ta­rama testleri sırasında saptanan ve kansere dönüşme potansiyeli taşıyan yaygın bazı oluşumlardan da söz et­mek gerekir. Bu tür bozukluklar özel­likle rahim boynu (serviks) yüzeyini ve memedeki süt kanallarını etkiler ve “karsinoma in situ” olarak adlan­dırılır. Bu, mikroskobik incelemede en yüzeydeki hücrelerin habis bir gö­rüntüsü olduğu, ancak yüzey örtüsü­nün hemen altındaki dokuların her­hangi birini istila ederek habis bir davranışa giriştiğine ilişkin bir belirti olmadığı anlamına gelir.
    Karsinoma in situ lenfatik dola­şım ya da kan dolaşımı yoluyla yayı­lamaz ve kendi başına hiçbir yaşam­sal tehlike doğurmaz. Ancak tedavi edilmediğinde gerçek bir kansere dönüşme riski vardır

    http://www.kansertedaviekibi.com/
    http://www.saglikda.com/
    Yazan: songul | Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı




    Şifalı diye aldığınız bitkilere dikkat!
    29/3/2009
    Kategori: SAĞLIK

    Şifalı diye aldığınız bitkilere dikkat!

    Şifalı diye aldığınız bitkilere dikkat!

    Sakın 'Ottur zararı yoktur' demeyin... Yararlı bitkiler nasıl ayırt edilir...

    Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, halk arasında sıkça kullanılan bitkisel ürünlerin zararları ve tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi...

    Bitkisel ürünlerde zayıflama ilaçlarından aktarlarda satılan karışımlara, zayıflama çaylarına kadar çok geniş bir pazar söz konusu. Birçok bitkisel kaynaklı ürün yıllardır kullanılmakta ve yararlı olduğu bilinmekte. Bununla beraber bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi yan etkilere neden olabilmekte. Dikkat edilmelidir ki, bitkisel ürünler ilaçlardan daha güvenli değiller. Hepsi olmamakla beraber bitkisel ürünlerin çoğu zararlı etkiler de göstermektedirler.

    Ticaretini yapanlar ise kullanıcılara bu bitkisel ürünlerin çoğunun natürel olduğunu söylemektedirler. İlaçlardan farklı olarak bitkisel ürünler kullanılmadan önce test edilmezler ve dolayısıyla güvenli oldukları söylenemez. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Bazılarının içerisinde üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler bulunabilmektedir. Bir kısmının içerisinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler bulunabilmektedir.

    Kullanırken nelere dikkat edilmeli?

    Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Örneğin kava ve eşek kulağı bitkisi ciddi karaciğer hastalığına neden olabilmektedir.

    Bitkisel ürünler bir ilaç gibi düşünülerek, doğru kullanılmadığında veya büyük miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir.

    Hamile kadınlar veya emziren anneler özellikle dikkatli olmalıdırlar. Çünkü bu ürünler ilaç gibi etki gösterebilirler.

    Bazı bitkisel ürünler ilaç gibi etki gösterdiğinden, kullanılan ilaçlarla etkileşerek, zararlı olabilmektedirler.

    Birçok bitkisel kaynaklı ürünün içerisindeki aktif madde bilinmemektedir. Bu ürünlerin içerisinde onlarca, yüzlerce madde veya bileşik bulunmaktadır. Bilim adamları faydalı olduğu ileri sürülen ürünler içerisindeki bileşenleri tespit etmeye çalışmaktadırlar.

    Yapılan araştırmalar sonucu bitkisel ürünlerin etiketleri üzerinde belirtilen bileşiklerin haricinde daha birçok madde tespit edilmiştir. l Bazı bitkisel ürünlerin içerisinde metaller, etiketsiz ürünler, mikroorganizmalar ve diğer maddeler bulunmaktadır.

    Zayıflayayım derken hasta olmayın

    Tedavi veya destek amacıyla kullanılmakta olan yüzlerce bitkisel ürün mevcut. Bunlar içerisinde en çok bilinenler; sinameki, bitkisel çaylar, papatya türleri, yosun hapları, kondriotin sülfat, ekinezya, efedra, garlik, ginkgo biloba, ginseng, kava, glukozamin, melatonin ve fitoöstrojenlerdir. Sık kullanılan ilaçlardan biri olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiler içermektedir.

    Kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan "mikrovillus" adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açmaktadır. Sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğelerinin emilimlerinde sıkıntılar yaşanabilir. Mesela potasyum emilimi azalınca kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder. Sonuç, kalp hastalığına kadar gidebilir.

    Bu bitkileri bu ilaçlarla kullanmayın!

    Ekinezya: Aspirin ve kortizon tipi ilaçlarla

    Efedra: Burun açıcı (dekonjestan) ilaçlar, kafein, tansiyon ve kalp ilaçları ile l Garlik: Aspirin ve romatizma ilaçları ile

    Ginkgo biloba: Aspirin, romatizma ilaçları, kan sulandırıcı ve idrar söktürücülerle

    Ginseng: Aspirin-romatizma ilaçları, kalp ilaçları, şeker hapları, idrar söktürücülerle

    Glukozamin: İdrar söktürücü ve insülinlerle

    Kava: Parkinson ilaçları ve kan sulandırıcılarla l Melatonin: Romatizmal ilaçlar, kortizon ve beta blokerler ile

    Kondriotin sülfat: Aspirin ile birlikte kullanılmamalıdır.

    Yan etkileri göz önünde bulundurun

    Ekinezya kullananlarda: Mide rahatsızlığı, ishal, kabızlık, allerji,

    Garlik kullananlarda: Bbulantı, ishal, kanama, alerji

    Ginseng kullananlarda: Baş ağrısı, uyku problemi, ürtiker, vajinal kanama, göğüslerde hassasiyet, tansiyon problemi

    Ginkgo biloba kullananlarda: Mide rahatsızlığı, ishal, baş ağrısı, kanama, epilepsi, kramplar

    Glukozamin kullananlarda: Mide rahatsızlığı, şişkinlik, gaz, ishal

    Kava kullananlarda uyuklama, kaşıntı, karaciğer rahatsızlığı l Melatonin alanlarda: Uyuklama, baş ağrısı, depresyon, mide rahatsızlığı

    Fitoöstrojen alanlarda: Meme ve rahim rahatsızlıkları, tiroid problemleri l Sarımsak ve zencefil gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Bu nedenle cerrahi müdahalede bulunulacak kişiler ile aspirin ve ağrı kesici kullananların bu bitkisel ilaçları almaması gerekir.

    Gerçekte yosun değil sentetik maddeler zayıflatıyor

    Bu tip hapların içersinde "sibutramin" adlı iştah azaltıcı bir madde yer almaktadır. Gerçekte insanlar yosunla değil sentetik bir madde ile zayıflıyorlar ve madde kontrolsüz kullanıldığı için birçok kişinin ölümüne yol açmıştır. Doğadan toplanan mantarlar ile zehirlenen insanlara yönelik haberler basında bol miktarda mevcuttur. Doğadan toplanan ve demlenerek içilen papatyalar da kimi zaman ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir.

    Çok çeşitli papatya türlerinden bazıları böcek öldürücü, bir başkası migren, diğeri ise soğuk algınlığı tedavisi amacıyla kullanılmaktadır.Yaşlı ve hastalarda risk daha büyükKullanılmakta olan bu bitkisel ürünler bazı hastalık durumlarında güvenli değillerdir. Bu ürünler özellikle yaşlı kişilerde tehlikeli olabilmektedir. Dolayısıyla bitkisel kaynaklı ürünleri aşağıdaki sağlık problemi olanlar kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.

    Kanama problemi olanlar n Kanserli hastalar n Şeker hastalığı olanlar n Prostat rahatsızlığı olanlar

    Sarası (epilepsi) olanlar

    Göz tansiyonu (glokom) olanlar n Kalp hastalığı olanlar

    Hipertansiyonu olanlar

    Psikiyatrik hastalığı olanlar

    Parkinson hastalığı olanlar

    Karaciğer hastalığı olanlar

    Felçli hastalar

    Tiroid hastalığı olanlar

    Bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar. Bitkisel ürünleri kullanan ve cerrahi müdahale geçirecek olan kişiler bu durumu mutlaka doktoruna belirtmelidirler.

    Çünkü bitkisel ürünler kanama ve anestezide bazı sorunlara yol açabilmektedir. Bu gibi durumlarda bitkisel ürünün iki hafta önceden kesilmesi gerekmektedir.

    Bitkisel ürünler özellikle böbrek ve diyaliz hastalarında; kan basıncı, kan şekeri ve pıhtılaşma üzerine tahmin edilemeyen etkiler ve elektrolit dengesizlikleri nedeniyle zararlı olabilmektedir.

    (BUGÜN)


    Yazan: songul | Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı




    Ruhsal hastalıkların ilacı el sanatları
    29/3/2009
    Kategori: SAĞLIK

    Ruhsal hastalıkların ilacı el sanatları

    Ruhsal hastalıkların ilacı el sanatları

    Sağlık Bakanlığı ve İSMEK işbirliği ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde ruhsal bozukluğu olan hastalara uygulanan 'uğraşı terapisi' şifa saçıyor


    Bu sayede hızla iyileşme sürecine giren hastalar bir yandan da meslek edinerek hayata daha emin adımlarla devam ediyorlar. Rehabilitasyon merkezinde, hastaların sosyal hayata hazırlanması için, aralarında İSMEK usta öğreticilerinin de bulunduğu eğitmenler tarafından el sanatları kurslarından halk oyunlarına, çeşitli alanlarda eğitim veriliyor.

    Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Medaim Yanık, Türkiye'de rehabilitasyonun sadece fiziksel özürlüler içinmiş gibi algılandığını belirtti. Yanık, ilaç tedavisinin yanı sıra mutlaka hastalara psikiyatrik rehabilitasyonun verilmesi gerektiğini dile getirdi. Hastaların bir şeylerle uğraşıyor olmasının onlarda rahatlamaya, eğer saldırgansa saldırganlığının azalmasına ve enerji harcaması nedeniyle de yatıştırıcı etkisinin olacağını ifade eden Doç. Dr. Yanık, "Ruhsal hastalıklarda iç dünya, bir çıkmazdır. O yüzden o iç zihnin karmaşasından dış dünya uğraşısına dönmek gerekir. Aynı zamanda bu türden aktiviteler bir toplulukla beraber yapıldığı için insan ilişkilerini geliştirir. Bu da ruh sağlığı için önemli bir adımdır." dedi. Doç. Dr. Medaim Yanık şunları söyledi: "Türkiye'de şu anda "uğraşı terapisti" unvanı taşıyan personelin yetiştirildiği bir okul ya da kurum yok. Bu noktada İSMEK'ten veya Halk Eğitim merkezlerinden destek alıyoruz. Bu kurumlardan gelen usta öğreticileri, kendi içimizde usta-çırak ilişkisi ile yoğurup bu alandaki açığı kapatmaya çalışıyoruz. Ama amaçlardan bir tanesi, psikiyatrik rehabilitasyonda "uğraşı terapisti" diyebileceğimiz dalı geliştirmek." Aile-Sağlık

    Uğraşı tedavisi neden önemli?

    1. Ruhsal hastalıklar insanların yeteneklerini zayıflatıyor. Düşüncelerini, dikkatlerini, konsantre olmalarını uzun vadede bozuyor. En önemlisi motivasyon kaynaklarını köreltiyor.

    2. Hastalıklar bir şey yapma, eyleme geçme duygusunu yok ediyor. İşte meşguliyet terapilerinin, rehabilitasyonun devreye girdiği en önemli noktalardan bir tanesi bu.

    3. El terapileri büyük oranda meşguliyet sağlıyor. Fakat daha da önemlisi el sanatları sayesinde hastalara meşguliyetin de ötesinde sürekli olarak az da olsa para kazanacakları bir alan oluşturuluyor.

    (AA)



    Yazan: songul | Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı


    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


    BURAYA DİVİSORİ/YANİ SÜS KOYABİLİRSİN
    >