........................
ÖRGÜ, DANTEL, NAKIŞ, SAĞLIK, GÜZELLİK, YAŞAM...

ANA MENÜ

SON YAZILARIM

ARKADAŞ BANNERLERİ


BLOG SAYACI

BAŞLIK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Web Stats

SiteEkle.Com.Tr

HEPSİ BURADA

BAŞLIK

BLOGCUYA UYARLAMA

KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

CBOX

<

FEEDJİT

BURAYA KODLARI

BAĞLANTILARIM

Credits




ENDOSKOPİK YÜZ GERME
30/10/2009
Kategori: ESTETIK

ENDOSKOPİK YÜZ GERME
 
Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu 26-30 Nisan tarihleri arasında Amerikanın Baltimore kentinde yapılan üç boyutlu yüz gençleştirme simpozyumunda ülkemizi temsil etmi...

 

   Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu 26-30 Nisan tarihleri arasında Amerikanın Baltimore kentinde yapılan üç boyutlu yüz gençleştirme simpozyumunda ülkemizi temsil etmiştir . Simpozyum öncesi bir hafta boyunca , ve simpozyum sonrası bir hafta bu konuda dünyanın bir numarası olan Dr. Oscar Ramirez ile birlikte ameliyatlara girmiştir . Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu bu konunun Türkiye’deki öncülerindendir .

Yüz germe ameliyatları artık büyük kesiler ve iz olmadan endoskop ile yapılıyor .Doktor ameliyatı yaparken hastaya değil televizyon ekranındaki dokuların 15 kere büyütülmüş şekline bakarak ameliyatı yapıyor. Böylelikle ince sinir ve damarların görülmesi ve korunması daha kolay oluyor. Kesi ile yapılan klasik alın germe ameliyatına nazaran daha az şişlik ve morluk oluyor ve daha kısa zamanda iyileşiyor. Daha uzun süre dayanıyor ve ayrıca klasik yüz germe ameliyatlarında görülen davul gibi gerilmiş yüz ve “ şaşkın bakış” görüntüsü olmuyor. İnsanı 15-20 sene öncesine götüren doğal bir görüntü oluşuyor. Bu teknikte ayrıca küçük bir maniplasyon ile gülen yüz denen ve dudak kenarlarını devamlı tebessüm ediyormuş gibi hafif yukarı kaldırmak da mümkün. Açık cerrahiden endoskopik tekniğe geçiş hastaların bu işlemi daha kolay kabul etmesini sağlarken hem komplikasyonları azalttı, hem de hasta tatminini arttırdı. Bu işlem esas olarak açık alın germe ameliyatının yerini almıştır. Klasik alın germe ameliyatında kafa derisi bir kulak üstünden diğerine kadar kesilmekte ve bu deri kaş üstüne kadar sıyrıldıktan sonra gerilir, fazlalığı kesilerek yerine dikilirdi. Bu durumda bir kulaktan diğerine kadar kafa derisinde bir iz, yer yer saç dökülmesi ve iyileşme süresinin uzaması, uzun süren şişlikler söz konusuydu. Endoskopik teknikte ise saçlı deri çizgisinin hemen arkasına 1,5 cm’ lik iki delik açılarak birinden endoskop borosu diğerinden alet sokularak ameliyat kemik hizasından tüm dokuları ayırarak yapılmaktadır. Sonuçlar hem daha mükemmel hem de daha kalıcı olmaktadır. Ayrıca şişlik , morluk ve diğer komplikasyonlar da daha az olmaktadır. İyileşme süresi daha da kısalmaktadır. Bu yöntemle orta yüz bölgesi , yanaklar ve boyun bölgesi daha iyi şekillendirilmektedir. Yanaklarda elmacık kemiği bölgesinde dolgunluk sağlanarak yüze gençlikteki dolgunluk verilmektedir.
Ayrıca yüzün bazı bölgelerine gene hastanın kendi vucudundan alınan yağlar enjekte edilerek o bölgeler daha belirgin ve canlı hale getirilmektedir . Bu şekilde yapılan bir yüz gençleştirme ameliyatı 2-3 saat sürmekte , hasta aynı gün veya 1 gün sonra hastahaneden çıkmakta . Yüzünde herhangi bir kesi izi olmadığı için 4-5 gün sonra sosyal hayata dönmektedir . Bu tip ameliyat özellikle erken yaşlılık belirtilerini önlediği için 40 lı yaşlarda daha çok uygulanmakta , daha ileri yaşlarda ise boyun ameliyatı ile birlikte uygulanabilmektedir .

 
  www.estetikcerrahi.com 
 


Yazan: songulacikgoz | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı




YÜZDEKİ ÇİZGİLERE YAĞ VEYA DOKU KOKTEYLİ ENJEKSİYONU (Lipofillin
30/10/2009
Kategori: ESTETIK

YÜZDEKİ ÇİZGİLERE YAĞ VEYA DOKU KOKTEYLİ ENJEKSİYONU (Lipofilling)

 
Otolog-yağ transplantasyonu veya mikro lipoinjeksiyon olarak bilinen yağ enjeksiyonu prosedürü, hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ i&cced...

 

   "Otolog-yağ transplantasyonu" veya "mikro lipoinjeksiyon" olarak bilinen yağ enjeksiyonu prosedürü, hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ içeren vücut bölgelerinden iğne ile yağ alınması ve bunların yüz derisi altına enjekte edilmesi olarak tanımlanabilir. Yağ en sık olarak çökük yanakların, ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin doldurulması, derideki çökme ve düzensizliklerin giderilmesi, alın çizgilerinin silinmesi ve dudakların dolgunlaştırılması ve yüzün konturlarının düzeltilmesi amacı ile uygulanır. Hem donör (verici) hem de alıcı sahaların temizlenip lokal anestezi ile uyuşturulmasından sonra emici bir cihaza bağlı olan kalın uçlu bir şırınga veya ince bir liposuction kanülü ile yağ belirtilen bölgelerden çekilir. Alınan yağ gerekli işlemden geçirildikten sonra alıcı sahaya enjekte edilir. Enjeksiyon yerinin üzerine bazen ince bir bant yapıştırılır. Yüz çizgileri dışında çökük yanakların doldurulması, alın çöküklüğünün giderilmesi, çene ucunun dolgunluğunun arttırılması gibi bir amaçla kullanıldığında yağ enjeksiyonu sonrası yüzde geçici olarak şişlik ve bölgesel kabarıklıkların gözlenmesi doğaldır.
Yağ enjeksiyonu ile elde edilen sonuçların devamlılığı hastadan hastaya değişmektedir. Bazı hastalarda bu süre bir yıl veya daha uzun süre ile ifade edilebilir. Hastaların çoğunluğunda ilk haftada sağlanan dolgunluğun hemen hemen yarısı altı aylık bir sürenin sonunda kaybolmaktadır. Zira ilk haftalardaki dolgunluk şişmeye bağlıdır. Üç aydan sonra ne kadar dokunun orada beslenip kaldığı az çok belli olur. Yeni enjeksiyonlar 3,6,12 ay sonra tekrarlanıp sonuç daha iyi duruma getirilebilir. İlk uygulamalar ilk sene iki-üç kez yapılmasına karşın ileriki senelerde yılda bir kez uygulanması kafi gelebilir.
Çizgilerinizi daha fazla derinleştirmeden takviyeler şeklinde uygulanması çok daha akılcıdır. Bu tekniğin avantajı vücuttan iğne ile alınıp iğne ile verilebilmesidir. Hastalarımız doğal olarak en az işlemle daha iyi sonuç aradığından, bu enjeksiyonların her seferinde kendisinden alınıp verilmesi yerine daha pratik bir yöntem geliştirdik; dokuların bir kısmı -20  derecede dondurulup birinci enjeksiyondan sonra artık özel bir teknoloji ile dondurulmuş yağlarınız size enjekte edilmektedir. Verilen yağ dokusu uygun bir teknikle uygulanırsa en az %50'si verilen yerde kanlanıp tekrar sizin özdokunuz olarak yaşama geçer.
 
  www.estetikcerrahi.com 
 


Yazan: songulacikgoz | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı




Yeni trend: Bekarlığa veda estetiği
31/8/2009
Kategori: ESTETIK

Yeni trend: Bekarlığa veda estetiği
 
 
 Bekârlığa veda partilerinden sonra şimdi de “bekârlığa veda estetiği” bu yılın trendleri arasında yerini aldı. Kusursuz bir gelin olmak isteyen genç bayanlar, hayal ettikleri güzellik için düğünden önce bıçak altına yatıyor.


Gelinlik alışverişine çıkmadan önce, vücutlarında beğenmedikleri bölgeleri yeniden şekillendirmek isteyen gelin adayları, en çok yüzlerinde oluşan mimik kırışıklıkları ile kalça, basen ve bel bölgesindeki fazla yağlardan kurtulmak için estetik operasyona başvuruyor.
Küçük veya sarkmış göğüsten şikâyet eden bayanlar ise, gelinliği iyi taşımak için göğüs büyütme veya dikleştirme operasyonlarına yöneliyor.

Düğün öncesi estetik operasyonlarla ilgili bilgi veren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu, ayrıca evlilik hazırlığında olan bayanların, gözaltı torbalarından kurtulmak için de estetik operasyona başvurduğunu belirtiyor.

Bekârlığa veda estetiğinde zamanlamanın önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, mesela kimi yöntemlerde iyileşme süresinin biraz uzun olduğu göz önüne alınarak, burun ameliyatının düğünden 1 ay kadar önce yapılması gerektiğini vurguladı. Germe ameliyatları için de yine aynı süre gerektiğine değinen Prof. Kışlaoğlu, göğüs büyütme ameliyatı yaptırmak isteyen bir gelin adayının ise düğünden yaklaşık 3-4 hafta önce operasyona başvurması gerektiğinin altını çizdi. Ancak Prof. Kışlaoğlu, kendisinin de uyguladığı, açılımı Minimal Girişimle Burun Estetiği olan MİR yöntemi ile 30 dk. süren ameliyat sonrası, hastanın 4-5 saat sonra evine dönebildiğini de hatırlattı. Operasyon sonrası kişide morluk ve şişliğin çok az olduğunu ifade eden Prof. Kışlaoğlu, ağrının ise hemen hemen hiç hissedilmediğine işaret etti. Prof. Kışlaoğlu, MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası, kişinin sosyal hayatına daha çabuk döndüğünü belirterek, düğün öncesi burun ameliyatı için bu yöntemin tercih edilebileceğine dikkat çekti.

Ameliyattan korkanlar için dolgu yöntemi ideal

Düğün öncesi hokka gibi bir buruna sahip olmak istiyorsunuz ama ameliyattan korkuyorsunuz. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, ameliyattan sonra burnunuzun nasıl bir şekil olacağını merak eden gelin adaylarının, “dolgu maddesi” ile 8 aylık veya 2 senelik yeni bir buruna kavuşabileceğini söyledi. Prof. Kışlaoğlu, 8 ay veya 2 senelik sürenin, kullanılan dolgu maddelerinin dayanıklılık süreleri olduğunu belirterek, bu süre sonunda dolgu maddesinin vücut tarafından emilip burnun yavaş yavaş eski şekline döneceğini ifade ediyor. Hemen hatırlatalım! Dolguyla burun estetiği, 5-10 dk. içinde yapılabilecek bir yöntem.

Gelinlikte göğüs dekoltesi ve yüz…

Evlendikten sonra hayatı boyunca bakacağı düğün fotoğrafları, her kadın için neredeyse düğünden daha önemlidir. O fotoğraflarda, göz alıcı güzellikte çıkmak içindir yapılan onca hazırlık. Gelinlikle kusursuz görünmek için özellikle yüzlerinin ve göğüslerinin çok iyi olmasını ister gelin adayları. Güzel ve kusursuz bir yüz için mimik kırışıklığı, kaş kaldırma, göz kapağı operasyonlarına başvuran bayanlar, hemen her modelde göğüs kısmı vurgulanan gelinliği olabildiğince iyi taşımak için göğüslerinin dikleştirilmesini, küçük göğüsten şikâyet edenler de büyütülmesini istiyorlar. Meme protezi ameliyatı genel anestezi ile hastane şartlarında yapılan bir operasyon. Meme başındaki renkli yuvarlağın kenarından girilerek silikon meme kasının arkasına yerleştirilir. Doğal bir görüntü elde etmek için içi jel olan protezler tercih edilir. Ameliyat sonrası hiç iz kalmaz. Protezi değiştirmeye gerek kalmadan ömür boyu kullanırsınız, patlaması söz konusu değildir.
Hasta, operasyon sonrası aynı gün hastaneden ayrılıp eve dönebilir. 2-3 günlük bir dinlenme sürecinden sonra normal hayata devam edebilir. Bir ay sonra meme tamamen doğal bir görüntü kazanır. Dokunulduğunda normal bir memeden hiçbir farkı yoktur.

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, bekârlığa veda estetiğinde zamanlamanın önemine tekrar değinerek, örneğin göğüs dikleştirme ameliyatlarında göğsün forma girmesi vakit alacağından 3-4 ay önce yapılmasının uygun olduğunu belirtti. Prof. Kışlaoğlu, yüz bölgesine veya göğüslere uygulanacak operasyonlar için bayanların, ameliyat ve düğün töreni arasındaki zamanlamaya dikkat etmesi durumunda balayında herhangi bir sorunla karşılaşmayacaklarını ifade etti.
 
ESTETİK

http://www.estetikcerrahi.com


Yazan: songulacikgoz | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı




GÖZ KAPAKLARININ GERİLMESİ VE TORBALARININ ALINMASI
30/8/2009
Kategori: ESTETIK

GÖZ KAPAKLARININ GERİLMESİ VE TORBALARININ ALINMASI 
Yüz germe , yüz ve boyun derisinin sarkması ve kırışıklıkları gibi yaşlanma belirtilerini düzeltmek için uygulanır ve yüz gençleştirme cerrahisinin sadece bir kısmını teşkil eder. Oysa yüz gençleştirme ; alın germe , kaş kaldırma , göz kapakları estetiği , cilt yenileme (peeling) , dudak büyütme , doldurma gibi işlemlerin gereğine göre bir kaçını ya da hepsini kapsayabilir.
Estetik göz kapağı cerrahisi alt ve üst göz kapaklarındaki fazla deri ve torbaları oluşturan yağ kitlesinin giderilmesi operasyonudur. Bu operasyon torbalanmalar ve kapaklardaki sarkmalar gibi kişiye yorgun ifade veren durumları giderir. Kişiye daha genç ve canlı bir görünüm verir.

DOKTORLA GÖRÜŞME
Blefaroplasty düşünen kişinin atacağı ilk adım deneyimli bir plastik cerrah seçmektir.

Sizi muayene ettikten sonra cerrah, yaş, derinin durumu ve diğer fiziksel ve tıbbi etkenler gibi,ameliyat kararını etkileyecek değişkenleri tartışacaktır.

Genç kişilerde blefaroplasty genellikle sadece kapak altındaki yağ dokusunu uzaklaştırmak için kullanılır. Daha ileri yaştakilerde deri tonusunun kaybı fazla derinin de uzaklaştırılmasını gerektirecektir. Bazı kişilerde kaşların ve şakağın düşmesi, göz kapağı cerrahisinden alınacak sonucu olumsuz yönde etkileyebilir. Cerrahınız bu durumda kaş kaldırma,şakak germe yapılmasını önerebilir. Görmeyi ve gözyaşı oluşumunu engelleyen veya azaltan göz sorunlarının ameliyat öncesi saptanması önemlidir. Bu durumların kapak ameliyatı öncesi bir göz uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir.

Her yıl yüzlerce blefaroplasty başarıyla uygulanmaktadır. Yine de cerrahinin muhtemel riskleri ve blefaroplastiyle ilgili özel komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmiş olmanız gerekir. Enfeksiyon veya kan birikmesi gibi komplikasyonlar nadirdir.

OPERASYON
Göz kapağı ameliyatlarını genellikle lokal yada genel anestezi altında hastanede de yapılır. Ameliyat 1 saat kadar sürer.

Cerrahi müdahale sarkan dokudan uygun bir deri parçasını ve torbaları oluşturan yağ kitlelerini çıkarmaktan ibarettir. Üst göz kapaklarında kesiler sonradan belli olmayacak şekilde kapak kıvrımından yapılır. Alt göz kapağında ise ameliyat izi kirpiklerin dibinden yapılır. Çıkarılacak deri miktarı hasta oturur pozisyonda iken dikkatle işaretlenir ve her iki göz kapağından işaretlenen deri fazlalığı çıkarıldıktan sonra her iki göz kapağındaki yağ torbalarının fazla kısmı çıkarılır. Kesiler dikildikten sonra ameliyata son verilir.

Ameliyat sonrası gözler nemli gazlı bez ile kapatılarak 1-2 saat kapalı tutulur ve üstüne buz konur. Bu ileride oluşacak şişliği ve morluğu azaltır.

İYİLEŞME
Cerrahi sonrası bir miktar hassasiyet ve rahatsızlık hissi olabilir. Eğer hafif bir ağrı hissedilirse ağrı kesicilerle kontrol edilebilir.

Şişme ve morarmayı önlemek amacıyla başınız yüksekte yatmanız ve gözünüze soğuk kompres uygulamanız istenecektir.

Ameliyat sonrası birkaç gün göz damlası kullanmanız önerilecektir.

Üst göz kapağındaki gizli dikiş 5.gün alınır. Alt göz kapağındaki dikişler kendiliğinden düşer. Göz kapağı derisi ince olduğundan ameliyat sonrası hızla şişme ve morarma eğilimindedir. Fakat ilk hafta şişme ve morarma gerileyecektir. Artakalan renk değişimi hafif makyajla kapatılabilir. Kısa süreli ameliyat sonrası gözyaşı ifrazatında artma ve parlak ışığa hassasiyet olabilir. Hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir.

Blefaroplasty göz kapağı ve göz dış kenarındaki ince kırışıklıkları azaltacak fakat tamamen yok etmeyecektir. Ameliyat izleri 4-6 ay sonra fark edilmez hale gelir.

 
http://www.estetikcerrahi.com/gencyuz/gözkapakları


Yazan: songulacikgoz | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı




KİŞİNİN KENDİ YAĞI İLE PENİS KALINLAŞTIRILMASI; PENİS BÜYÜTME
30/8/2009
Kategori: ESTETIK

KİŞİNİN KENDİ YAĞI İLE PENİS KALINLAŞTIRILMASI;

 Günümüzde etkili , güvenli ve hic bir yan etkisi olmayan tek penis büyütme yöntemi penis derisinin altına kendi yağınızın enjeksiyonu ile gercekleştirilen lipofilling yöntemidir. Liposuction ve lipofilling ( vucut yağlarının enjektörle bir yerden alınıp başka bir yere verilmesi) yöntemi son 25 senedir biz plastik cerahlar tarafından başarı ile uygulanmaktadır. Vucudun her yerinden yağ  alınıp her yerine verilebilmektedir. En cok karın , bel ve basenlerden yağ alınmakta ve en çok yüze verilmektedir. Son 10 senedirde penis kalınlaştırmadaki tek etkili yöntemdir . Eğer işlem usulüne uygun ve bu konuda deneyimli bir plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılırsa konan yağın ortalama % 50 si burada yaşayacak , artık o bölgenin yağı olacaktır ve ömür boyu kalıcı olacaktır. Yağ hücrelerinin yeni konulan vucut bölgesinde yaşayabilmesinin en önemli koşulu enjekte edilen canlı yağ hücrelerinin zerecikler halinde yeni konulduğu dokunun içinde yayılmasıdır. Kitle veya tabaka oluşturması durumunda konulan yağ hücrelerinin büyük bir kısmı belenemez ve ölür. Bu nedenle enjekte edilecek yağ miktarını mevcut penisin büyüklüğüne göre ayarlamak gerekir. Penis başlangıcta ne kadar büyükse derisi altına o kadar daha çok yağ enjekte edilebilir. Tek seansta 2-4 mm kalınlaşma sağlanabilir. Bu nedenle 3 er ay ara ile 3 sefer uygulama yapıyoruz. Ve 3 seans sonunda 6mm ile 1,2 cm cap kalınlaşması sağlıyabiliyoruz. Kücük penislerde seans sayısını 5 e kadar  arttırıyoruz. Bu şekilde penis kalınlığı artarken inik durumda iken penis gözle görülür şekilde irileşiyor. Ereksiyon halinde uzunluğu değişmiyor. Zaten günümüzde tatminkar ve güvenli bir penis uzatma yöntemi yok.

        Bir çoğunuzun da bildiği gibi çoğu zaman önemli olan penisin uzunluğu değil kalınlığıdır. Bizim geliştirmiş olduğumuz bu metod artık gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Son 10  senelik olumlu tecrübelerimize   dayanarak bu yöntemin penis kalınlaştırmada tek etkili , güvenli ve ameliyatsız ( kesi yok) yöntem olduğunu söyleyebiliriz.       
Kadınların cinsel organları daha çok dış kısımlarında duyarlıdır (klitoris ve dış dudaklarda olduğu gibi ). İç kısımlar ise o kadar duyarlı değildir.  Regl dönemlerinde kullanılandıkları tamponlar kadınları bu yüzden rahatsız etmez. Bu nedenle kalın bir penis, ince ve uzun bir penisten daha etkilidir.
Kişinin kendi yağları ile uygulanan penis büyütme işlemi için genel anestezi ve hastanede yatmak gerekmez. Lokal anestezi en güvenli yoldur. İlk önce müdahale için yağın elde edilmesi ve hazırlanması gerekir. Kilolu insanlarda penis kökü veya pubik bölge dediğimiz bölge genellikle şişman olduğundan penis bunun içine gömülür ve olduğundan daha kısa gözükür. Bu nedenle yağın bu bölgeden alınması penisi daha çok ortaya çıkartacak ve gerçek uzunluğunu gösterecektir. Yağ  özel bir yöntemle ve enjektörle herhangi bir kesiye gerek kalmadan alınıp özel olarak enjeksiyona hazır hale getirilip enjekte edilir. İşlem ortalama 1 – 1,5 saat kadar sürer ve kişi hemen evine dönebilir.  Daha iyi bir sonuç için 3 ay ara ile 3 defa yağ enjeksiyonunu tekrarlamak gerekir.   İşlemden sonra 3 hata cinsel perhiz uygulamak gerekir.

estetik, estetik cerrahi, penis büyütme

Yazan: songulacikgoz | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı


<- :: Sonraki Sayfa ->


BURAYA DİVİSORİ/YANİ SÜS KOYABİLİRSİN
>